Peki Ama Neden?

Ah şu iş dünyası ne zorludur. Her sabah uyanmak, işe gitmek, patronla uğraşmak zorunda kalırsınız. Yoksa patron siz misiniz? O zaman herkesle uğraşmak zorundasınızdır. Peki ya eve döndüğünüzde özel hayatı idare et sonra yine yat, uyan… Her gün uğraşacak bir dünya şey vardır. Peki, bunları NEDEN yapıyoruz. Bunun önemi var mı?

Hayatta birçok şeyi denersiniz, girişimler, planlar programlar ve dahası. Birçoğu başarısız olur. Bazıları başarılı olur. Onlarca belki yüzlerce denemeler yaparsınız ümidinizi yitirdiğiniz anda bir şeyin ucundan yakalar sımsıkı sarılırsınız ve o sizi hayata bağlayan şey olur. Ya da tüm denemeleriniz başarısız olur. Aslında sorun başarılı olmak ya da başarısız olmak değil tüm bunları NEDEN yapıyoruz. Başarısız olduğumuz eylemlerde NEDEN başarısız olduk. Başarılı olduklarımız da NEDEN başarılı olduk!

Gelin şu NEDEN konusuna bakalım ve artık NEDEN ‘lerimizi görelim.

5N 1K

Habercilikte kullanılan bir yöntemden bahsedelim öncelikle. 5N 1K yöntemi bir olayı ya da bir kavramın anahtar noktalarımı Kim? Ne? Nerede? Ne Zaman?, Nasıl? Niçin? Soruları ile ayrıntılı bir biçimde düşünüp ortaya konmasına olanak sağlar.

Bu kavramların derinlerine inip içerik ve açılımlarına göz attığımızda;

NE …………………………. Konuyu verir
NEDEN, NİÇİN ………… Amacı verir
NASIL …………………….. Yöntemi belirler
NEREDE ………..……….. Mekan ve yer kavramları
NE ZAMAN ………..…… Süre – süreç kavramları
KİM ………………………… İlgili ve sorumlu kişileri belirler

Habercilik iletişimse ve iletişim artık günümüzde en önemli girişimin, ticaretin, işe girmenin, proje üretmenin başlıca temel taşı ise bu kavramların önemini kavramak önemlidir. Çünkü bir haber yazarken bile bizi sonuca getirecek adımlar işimizi kolaylaştırıyorsa. Hayat amacımıza bizi ulaştıracak NEDEN sorusunun önemi gördüğümüz gibi apaçık ortaya çıkıyor.

Hemen başlayalım ve ilk sorumuzu soralım.

NEDEN bu yazıyı okuyorsunuz?

Hepimiz “ne” yaptığımızı bildiğimizi sanırız. Yaptığımız işleri, sattığımız ürünler hakkında her şeyi biliriz. Hepimiz “nasıl” yaptığımızı da biliriz. Ancak belki de belirli bir kesimimiz yaptığımız şeyleri “NEDEN” yaptığımızı “ifade” edebiliriz. İfade edebiliriz diyoruz çünkü bilmek ayrı uygulamak ifade etmek ayrı bir anlam taşıyor.

Tekrar soruyorum NEDEN bu yazıyı okuyorsunuz?

Klasik cevap: “Bilgi edinmek, kendimi geliştirmek ve gelişimimle birlikte bu bilgileri iş hayatında kullanarak paraya dönüştürmek için.” mi diyorsunuz?

Bu bir NEDEN olamaz öyleyse…

Kendi açımdan cevaplarsam sanırım anlatmak istediğim şeyi daha iyi anlatabileceğim.

NEDEN bu makaleyi kaleme alıyorum?

Para kazanmak için mi?

Peki, ben bunu para kazanmak için yapıyorsam benim parayı isteme NEDEN’im ne?

Gördüğünüz gibi cevaplarım benim veya sizin istediğiniz gibi değil. Eğer ben bu makaleyi üretmeyi reklam gelirlerinden oluşacak para için yapıyor olsam bile bu bir NEDEN değildir. Çünkü bu bir sonuçtur. Yaptığım her neyse kazanacağım para işin sonunda oluşan bir bir şeydir.

NEDEN bizi heyecanlandıran, motive eden ilham veren şeyleri keşfetme konusunda, çok daha derinlere iner. Sizi harekete geçiren amaç, dava, inançtır bu NEDEN. NEDEN buradasınız, burada olmak için nelerden vazgeçtiniz, NEDEN bunu umursadınız.

Bireysel hayatınızda ya da iş hayatınızda yaptığınız her şeyde genellikle “ne” yaptığımızla ilgilenir ardından “nasıl” yaptığımızı ve diğerlerinden kendimizi “nasıl” ayırdığımızı açıklamakla meşgul oluruz. Edukey’den örnek verelim. Ben “ne” ve “nasıl” ile Edukey’i size anlatmaya kalksam size şöyle bir açıklamada bulunurum.

“Edukey konularında yetkin eğitmenler aracılığıyla eğitimler üretir. Edukey yüksek çözünürlükte ki eğitim videolarını son teknoloji bilgisayarları ve montaj programlama teknikleri ile öğrencilerin mekândan bağımsız bir şekilde izleyebilecekleri şekilde dijital olarak öğrencilerine ulaştırır. Eğitimlerimizi satın almak ister misiniz?”

Gördüğünüz gibi Edukey’in ne yaptığını ve nasıl yaptığını sizlere bir paragrafta açıkladım. Peki, sizce etkilimi bu, sanırım eksik bir şeyler olduğunun ve bu açıklamanın pekte ilginizi çekmediğinin farkındasınız değil mi? Çünkü bu her yerde görebileceğiniz sıkıcı ve rasyonel bir konuşma. Edukey’i farklılaştırmıyor özel kılmıyor çünkü bu açıklamada bir şeyler eksik ve o eksik olan şey ise NEDEN sorunun cevaplanmamış olmasından kaynaklanıyor.

Şimdi bir açıklama daha yazalım. Bu sefer açıklamamıza NEDEN’i dâhil edelim.

Eğitim çekmek kolaydır. Basit bir bilgisayar aracılığı ve ekipman ile dilediğiniz konularda eğitimler üretebilirsiniz. Bu bilginizi karşınızdakine aktarmanın en kolay yoludur. Peki, izlenmeyecekse ve öğretmeyecekse çekilen eğitimler ne işe yarayabilir ki. Edukey bireylerin standart öğretiler ile öğrenemediklerini bireylerin en kolay şekilde proje üreterek öğrenebilecekleri eğitimleri programlar ve bunları konularında uzman eğitmenler aracılığı ile hayata geçirir. Amacımız eğitim üreten bir kurum olmaktan öte Türkiye’de düşünen, sorgulayan ve üreten bir nesli canlandırmak, gençleri yazılıma teşvik etmek proje üretmelerini sağlamak ve hayallerini kodlamalarına imkân sağlamaktır. Edukey’in mekândan bağımsız eğitimleri ile geleceğinizin temelini sağlam adımlarla atmaya var mısınız? Eğitimlerimizi satın almak ister misiniz? (Dipnot: Edukey ve eğitimlerimiz hakkında daha detaylı bilgi için edukey.com.tr)

Bir önceki açıklamadan farklı oldu değil mi? Açıklamada bir NEDEN kullanmak daha derin, daha duygusal ve en nihayetinde daha ilham verici bir değere sahiptir. Bu konuşmada artık Edukey’in bir eğitim üretmesinden öte daha fazla şeyden bahsediyoruzdur.

NEDEN kavramı insanların karar verme mekanizmalarına ilişkin temel biyolojik ilkelere dayanır. Beynimizde bulunan Neokorteks yapı verileri, istatistikleri, özellikleri ve faydaları anlamamıza yardımcı olurken Limbik beyin bütün davranış ve karar verme süreçlerinden sorumlu olduğu kısımdır. Aynı zamanda güven ve sadakat gibi duygularımızdan da sorumludur.

Burada esas dikkat kesilmemiz nokta şudur. Limbik sistem bir dil algısına sahip değildir. Limbik sistem “içgüdüsel duygularımızın geldiği yerdir.” Mantıklı bir şekilde açıklayamadığımız, seçimlerimizde hissettiğimiz duyguların yönlenmesinde sezgisel ve içgüdüsel bir özellik taşır.

NEDEN, ister bireysel ister kurumsal hedefleriniz için doğru yolu ve yönünüzü bulmak için önemlidir. Etrafımızda pek çok amaç ve görev için kullandığımız araç ve gereçler mevcuttur işte NEDEN’imiz de bir amaç doğrultusunda bizi harekete geçiren en değerli aletimizdir.

NEDEN’ inizi bulduğunuzda hayatta ilerlemek adına yapacağınız şeylerin referans noktasını tespit etmiş olursunuz.

NEDEN niçin önemlidir?

Bir kariyer veya işletme inşa etmenin iki yolu vardır. Ya fırsatları veya müşterileri kollar ve bir şeylerin denk gelmesini veya yolunda gitmesini umarsınız. Ya da bilinçli bir niyetle hareket ederek kendi parçalarımızın nelere benzediğini bilir ve onun uygun olduğu yerlere yöneliriz.

İnsanlara çok çalışmak dışında, neye inanmaları gerektiğini onlara göstermelisiniz eğer bunu başaramazsanız sizin inandığınız değerlere inananları bulamazsınız. Eğer bunu başarabilirseniz sizin inandığınız değerlere inanan insanları işe alabilirsiniz, girişimciyseniz sizin inandığınız değerlere inanan insanlara ürünlerinizi fikirlerinizi pazarlayabilirsiniz.

Unutmayın insanlarda ne kadar heyecan uyandırırsanız, yaptıklarınıza ilgi duyan insanların dünyayı iyi yönde değiştirme ihtimalleri bir o kadar daha artar.

Bu makale Simon Sinek tarafından kaleme alınan Kendi NEDEN’ini Bul! Kitabından verilen örneklerin harmanlanması ve yorumlanmasıyla oluşturulmuştur. Konu ilginizi çektiyse yazarın kitabından konu hakkında çok daha faydalı ve detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu makaleyi beğendiyseniz yeni yayınlanacak makalelerimi ilk siz okumak için Sol menüde yer alan “Blog’a E-Posta ile Abone Ol” formundan mail adresinizi girerek kayıt olabilirsiniz.

Tavsiye : Simon Sinek: Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler

https://www.youtube.com/watch?v=qp0HIF3SfI4

 

 

 

 

 

Bu yazı Makalelerim kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir